|

ESER NEDİR ? SİNEMA VE VİDEO FİLMLERİ
ESER MİDİR ?
Eser sahibinin hususiyetini taşıyan ve "Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu"(5846 s.k.) hükümleri uyarınca İlim ve Edebiyat, Musiki,Güzel Sanatlar veya Sinema Eserlerinden sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulüdür. 
ESER SAHİBİNİN HAKLARI NELERDİR? TELİF HAKLARI NE DEMEKTİR?
Bir eser sahibi, onu meydana getirendir.Eser sahibinin eser üzerinde manevi ve maddi hakları vardır. Bir eserden tümüyle ve en geniş anlamıyla yararlanma hakkı münhasıran bu eseri
meydana getiren eser sahibine aittir. Eser sahibi yararlanma hakkını (mali haklar)
bizzat kullanabileceği gibi, bu hakların kullanılmasını kısmen veya tamamen yazılı
sözleşme ile başkalarına devredebilir. Bu takdirde devredilen bu hakkı (veya hakları)
devralan taraf ancak sözleşme hükümleri, sınırları ve süresi çerçevesinde kulllanabilir.
Yukarıdaki bu haklara "Eser Sahibine Tanınan Haklar ", "Fikri Mülkiyet Hakları"
ya da daha evrensel ve alışılmış bir ifadeyle TEKİF HAKLARI denir.
Yayma hakkı: Bir eserin çoğaltılmış kopyalarını dağıtmak,kiralamak veya satışa çıkarmak ya da herhangi bir şekilde ticaret konusu yapmak ve bu yoldan yararlanma
hakkı olup bu hak yalnızca eser sahibine aittir
Temsil hakkı: Bir eserin doğrudan doğruya yahut işaret,ses veya resim nakline yarayan araçlarla umumi yerlerde okumak, çalmak,oynamak ve göstermek gibi temsil yoluyla
faydalanma hakkı olup, bu hak da sahibine aittir.

BU HAKLAR YASALARIN GÜVENCESİNDE MİDİR?
SİNEMA ESERLERİ HANGİ YASALARLA KORUNUR?
KESİNLİKLE EVET
Türkiye'de Sinema Eserleri'nin korunmasını düzenleyen başlıca mevzuat;5846 sayılı Fikir ve Sanat Eeserleri Kanunu ile 3257 sayılı Sinema,Video ve Müzik Eserleri Kanun ve bu
kanunlara bağlı olarak çıkarılan yönerge ve yönetmeliklerdir.Ayrıca Türk Ticaret Kanunu
ve Türk Ceza Kanunu'nun bazı hükümleri de uygulanır.
Televizyon yayınlarında telif haklarının korunması ile ilgili olarak ayrıca 3984 sayılı ve 1994 tarihli "Radyo ve Televizyon Kuruluş ve Yayınları" hakkında kanun ve bu kanun
gereğince RTÜK tarafından çıkarılan "Telif Hakkı Yönetmeliği"hükümleri de mevcuttur.
Türkiye Cumhuriyeti, fikri mülkiyetin korunması ile ilgili bir dizi uluslararası anlaşmalara imza koymuş ve uluslararası kuruluşlara üye olarak Dünya Fikri Mülkiyet Sistemi içinde yer almıştır.

VCD, DVD OLARAK PAZARA SUNULAN SİNEMA ESERLERİ TELEVİZYONDA YAYINLANABİLİR Mİ?
Video filmleri normal olarak evlerde izlenmek üzere (Home Video) yetkili dağıtıcı tarafından satılık (sell thru) veya kiralık (rental) olarak pazara sunulmaktadır. Bu video filmlerin, VCD, DVD'nin üzerindeki etikette de belirtildiği üzere çoğaltılması, umuma açık yerlerde ve televizyon sistemlerinde gösterimi yasaktır.
Bir sinema eserinin televizyon yoluyla yayımlanması ancak,eser sahibinin veya eser sahibinden televizyonla yayım hakkını bir sözleşme ile devralan mali hak sahibinin izniyle ve bunlarda yapılacak yazılı bir televizyon gösterim sözleşmesine (license agreement)dayanılarak yapılabilir.
Bir sinema eserinin televizyon yoluyla yayımlanması ancak, eser sahibinin veya eser sahibinden televizyonla yayım hakkını bir sözleşme ile devralan mali hak sahibinin izniyle
ve bunlarda yapılacak yazılı bir televizyon gösterim sözleşmesine (license agreement)
dayanılarak yapılabilir.
Böyle bir izin ve bu iznin konusu, tarafları, süre ve şartlarının belirtildiği geçerli bir sözleşme olmaksızın bir filmin piyasadan satın alma ve kiralama yoluyla sağlanan VCD,
DVD'den yararlanılarak televizyonda yayımı kesinlikle korsan yayındır ve cezai ve
hukuki müeyyideleri gerektirir.Yayında kullanılan VCD.DVD'nin yasal ve bandrolü
olması hiçbir anlam taşımaz.
Aynı husus ,VCD,DVD yerine Laser Disk(LD) taşıyıcısı üzerinde bulunan filmler için de geçerlidir.

YENİ VİZYON SİNEMA FİLMLERİNİN AYNI ANDA YASAL VCD,DVD KOPYALARI BULUNABİLİR Mİ?
KESİNLİKLE HAYIR
Filmlerin; tüm dünyada ve hemen her ülkede halka gösterime sunulma sırası vardır.
( Sinema,Vıdeo,TV gibi). Sinema sektöründeki genel ifadeyle bu uygulamaya ve sıradaki
değişik tip gösterimler arasındaki boşluğa WİNDOW denir. Örneğin; bir filmin Türkiye'de
ilk sinema gösterim tarihi ile VCD,DVD olarak pazara çıkış tarihleri arasında ortalama ve
genel olarak 6 AY,şifreli TV'de gösterim tarihi arasında 12 AY;diğer TV'lerde gösterim
tarihi arasında 24-30 AY süre bulunmaktadır.(Bazı ayrıcalıklar dışında.)
Bu nedenle sinemalarda henüz gösterime girmeyen veya gösterimi henüz başlayan yeni
bir sinema filminin aynı zamanda ( WİNDOW süresinden önce ) piyasada bulunan DVD,
VCD ve benzeri kopyalar çok büyük olasılıkla KORSAN kopyalardır.
VIDEO KLUBU, SATIŞ VE/ VEYA KİRALAMA SÖZLEŞMESİ İLE ALINAN YASAL BİR VCD, DVD'Yİ ÇOĞALTABİLİR Mİ?
Baskınlarda, yasal VCD, DVD'lerden kopya edilerek çoğaltılmış sahte bandrollü veya bandrolsüz korsan VCD,DVD'ler tespit edildiğinde, işletmeciler bu filmlerin sözleşmesine
veya kendi deyimleri ile "telif hakkına", bu nedenle de satın aldıkları VCD, DVD'leri
çoğaltma hakkına sahip olduklarını ısrarla iddia tmektedirler.Bazı klüplerde de yasal
VCD,DVD'lerin kaybolması,bozulması gibi nedenlerle yine yukarıdaki gerekçeye dayanıllarak kopya VCD,DVD üretildiği görülmektedir.
Bu iddia ve uygulamalar son derece yanlış bir zihniyetin ürünü olup hiçbir temele dayanmamaktadır
Satın alınan bir filme ait sözleşme; yetkili dağıtıcı şirket tarafından teslim edilen ve KültürBakanlığınca o film için verilmiş bir bandrole sahip olan YASAL VCD,DVD için geçerli olup, hiçbir şekil, mazeret ve nedenle fazla kopya üretme hakkını kesinlikle kimseye vermez.Belirli bir filmden birden fazla VCD.DVD'ye sahip olmak isteyen klüpler,ek yasal kopyalarını da almak zorundadırlar.
|
KORSANLIK SUÇ MUDUR ?
Evet korsanlık bir suçtur ve cezai yaptırım gerektirir. Korsanlık suçunu oluşturan eylemler ilgili kanunlarda şöyle tanımlanmaktadır.
Hak sahibinin yazılı izni olmaksızın kanuna aykırı olarak kasten;
Bir eseri herhangi bir şekilde işlemek,bir eseri herhangi bir şekilde çoğaltmak,
Bir eser veya işlenmelerin kendi tarafından çoğaltılmış kopyalarını satmak ya da satışa veyahut tedavüle arzetmek,
Bir eseri veya işlenmelerini temsil veya teşhir etmek yahut umumi yerlerde göstermek,veya radyo,televizyon yahut buna benzer araçlar ile yaymak
Bir eseri veya işlenmelerini kiralamak, eser sahibinin izni olmadan yapılan kopyaları ithal etmek,
Kanun hükümlerine aykırı olarak çoğaltıldığını ve/veya satışa çıkarıldığını bildiği ya da bilmesi geretiği bir eserin kopyalarını satışa çıkarmak veya bunlardan umumi yerlerde
temsil veya radyo ve televizyon ile yayım maksadı ile yahut kar temini için diğer herhangi bir suretle faydalanmak,
Mevcut olmadığını veya üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği mali hakkı veya ruhsatı başkasına devretmek veya vermek yahut rehin etmek veyahut herhangi bir tasarrufun konusu yapmak,
Kendisine sözleşme veya kanunla izin verilen sayıdan fazla kopya çoğaltmak ya da çoğalttırmak,
Kanun hükümlerine aykırı olarak çoğaltıldığını bildiği ya da bilmesi gerektiği bir eserin kopyalarını ticari amaçla elde bulundurmak.

KORSAN VEYA ŞÜPHELİ KOPYALARA VE MALZEMEYE NE İŞLEM YAPILIR ?
Arama ve baskınlarda ele geçen korsan veya şüpheli eser kopyaları ile bunları imale yarayan kalıp,cihaz ve benzer imal ve çoğaltma vasıtalarına el konularak toplatılır ve ilgili C.Savcılıklarına teslim edilir.
Kullanılması,yapılması,taşınması,bulundurulması ve satılması cürüm veya kabahat teşhil eden eşya bir ceza mahkumiyeti olmasa ve faile ait bulunmasa bile mutlaka zapt ve müsadere olunur.(TCK Md:36)
Zabıt ve müsadere keyfiyeti Cumhuriyet savcılıklarına yapılan şikayet üzerine derhal gerçekleştirilmekte olup baskın ve arama yapılan yerde tesbit edilen korsan kopyalar ve varsa çoğaltmada kullanılan araçlar anında zapt ve müsadere edilmektedir.
Yargılama sonucu suç sabit görüldüğü ve ceza kesinleştiği takdirde korsan kopyalarve diğer malzeme müsadere ve/veya imha işlemlerine tabi tutulur.

ŞÜPHELİ FİLM,VCD VE CD KOPYALARINA GÜMRÜKLERDE EL KONULABİLİR Mİ?
Evet...1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Gümrük Yönetmeliğine
eklenen "Fikri ve Sınai Mülkiyet Haklarının Korunması" bölümü hükümleri gereğince;
Fikri ve Sınai Mülkiyet haklarını ihlal ettiği iddia edilen bu gibi eşya ve malzemenin hak
sahibi tarafından yapılan başvuru üzerine gümrük idarelerince gümrük işlemleri durdurulur.Söz konusu eşyanın sahte veya kopya olduğu kesinleştiği takdirde verilecek karar ve tasfiye rejimi hükümlerine göre müsadere veya imha edilir.

TÜRKİYE'DE SİNEMA SEKTÖRÜNDE KORSANLIK NEDENİYLE OLUŞAN KAYIPLAR NELERDİR?
HAK SAHİPLERİNE,
Hak sahiplerinin manevi ve mali haklarına tecavüz edilmekte, hakları gaspedilmekte, kazançları çalınmaktadır.
MPA üyesi şirketler korsanlık nedeniyle sadece Türkiye pazarında yılda yaklaşık35-50 Milyon Dolar para kaybetmektedirler.
MPA üyesi stüdyoların yaptığı filmlerden yalnızca üçte biri kar getirecek şekilde başarı kazanabilmektedir. Bu gelir diğer filmlerin finansmanı da dahil olmak üzere şirketlerin ayakta kalmalarını ve yeni filmler üretmelerini sağlayacak düzeyde,tümüyle ve hakça toplanabilmelidir.
SİNEMA SEKTÖRÜNE;
Korsanlığın neden olduğu HAKSIZ REKABET,sektöründe yasal çalışan her kişi, kuruluş ve şirketi vurmaktadır. Korsanlık yasal sinema, video ve TV pazarlarını ve bu pazarların sunduğu zincirleme sektör ve iş olanaklarını baltalayan hatta bazen öldüren en tehlikeli eylemdir.
1998 den itibaren 2500 ler civarında olan video küp sayısı 150-200 lere inmiştir.Dünyanın başka hiçbir ülkesinde video pazarının bu duruma düştüğü görülmemektedir.
ÜLKEMİZE VE DEVLETE;
Ülkemizin, Fikir ve Sanat Eserlerine yönelik her türden korsanlığın yoğun ve nere-
deyse kontrolsüz bulunduğu ülkelerden bir olduğu artık neredeyse her kesimce
bilinmektedir.Her fikri ve sınai ürünün hemen korsanların boy hedefi haline gelmesi
nedeniyle ülkemiz;uluslararası platformlarda "Korsanlık ve taklit ürün cenneti"
olarak tanımlanmakta ve " korsan ülke" listelerinin başlarında yer almaktadır. Bu
durum nedeniyle ülkemizin uğradığı siyasi ve ekonomik kayıpların sadece matema
tiksel rakamlarla ölçülemeyeceği kanısındayız.
Yalnızca bir fikir verme açısından devletin korsanlık nedeniyle oluşan çeşitli katma
değer ve vergi kayıplarının milyonlarca dolar olduğu kabaca hesaplanmaktadır. Korsanlık büyük ölçüde kayıt dışı bir ekonomik faaliyettir.
İZLEYİCİYE;
İzleyiciler kalitesiz ve arızalı korsan ürünlerle aldatılmaktadır.Cihazlarının
arızalanması ve ciddi hasar görmesi riskini almakta hatta göz sağlıları dahi riske girmektedir.Gerçekte, korsan ürünlerin düşük görüntü ve ses kalitesi yüzünden zevkle izlenmesi mümkün değildir.
Ayrıca korsanlık yüzünden pazarın daralması nedeniyle izleyicilerin kaliteli ve
yeni filmleri elde etme ve izleme olanakları kısıtlanmaktadır.
KÜLTÜREL GELİŞİME;
Telif hakları, kültürel gelişimin çok önemli bir ögesidir. Kültür, telif haklarına saygı ile yeşerir.Gelişmiş ülkelerde kültür düzeyinin yüksek,korsanlığın düşük; gelişmekte veya az gelişmiş ülkelerde ise bunun tam tersinin oluşu bir RASTLANTI DEĞİLDİR.
KORSANLARA;
Hak sahipleri,Sinema sektörü,Ülkemiz,İzleyiciler ve Kültürel gelişeme verdiği zarar
ve kayıpların doğrudan ya da dolaylı olarak nedeni veya bir katkısı olan bir kişinin
mutlu,başarılı ve zengin olmaması gerekir.Bu kişi herşeyden önce ; yukarıda
saydığımız her kesime ve en önemlisi kendisine zarar veren bir SUÇLUDUR.
Korsanlık suçu ile korsan ; gasp ettiği eser sayesinde haksız kazanç elde ederek
haksızca zenginleşirken hem hak sahibine ( KİŞİYE ) hem de KAMUYA zarar
vermektedir.Böylesine zararların nedeni olan bir kimsenin kendisinin de ahlaksal
ve ruhsal açıdan zarar görmesi kaçınılmazdır.Ayrıca suç işlemesi nedeniyle cezai ve
hukuki yaptırımların da hedefi durumundadır.
|